Translate

16 Kasım 2012 Cuma

"Dibi yosun tutan denizlerle ilgilenme, sen dağları seyret. yenik düşüyorsan özlemlerine aldırma, kalbindeki o uçsuz bucaksız sevgiyi hisset.
ışıklar sönmüşse ve karanlıksa onada aldırma, ay ışığını seyret. sabret, sabret ki herşey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun.."Mevlana..


Bazen nefesimi tutuyorum..gerçekten nefessiz kalmak nasıl bir duygu diye, ne kadar dayanabilirim merak ediyorum bir taraftan..Bazen dalga geçiyorum kendimle, dayanalıklılığıma gülüyorum:)Kendime gülüyorum..Sanırım hiç bir şeyden korkmuyorum eskisi kadar, sanırım alıştım..Alışmak istememiştim halbuki..Ama insan düzeltemeyeceği şeylere neden isyan eder ki..Anlamsız..Gücünü dışarda, başka insanlara bakarak, başka insanları duyarak aramamalı insan..İçine bakmalı..Herşeyin karşısında ne kadar ayakta durduğunu, durabileceğini sorgulamalı..Oynamadan..Kendini kandırmadan..Asıl bu noktada başlıyormuş herşey değişmeye..Gülüp geçmeli herşeyle dalga geçercesine..Küçümsediğimden değil, asla..Soru yok, sorgulamak yok..Sadece kabullenmek..Güçlü olmamızı sağlayan şey bu aslında..O zaman herşey akmaya başlıyor..Sessiz sakin, duru bir şekilde..İçinizde başlayıp içinizde bitiyor herşey..Sessiz çığlıklarınızla..Kimse duymuyor, duysa da anlamsız zaten..


Çok şey var yanlış olduğunu bildiğim..Değiştiremem ki..Kimse bir şey yapamaz..İsteyemem, istemem de..Küçük çocuklarız hepimiz içlerimizde..Ama o kadar yorgunuz ki hiçbirimizin gücü yok değiştirmeye hayatlarımızı..En azından böyle olduğunu düşünmek istiyorum ben hala..Hepimiz saf, masum varlıklarız, tıpkı ilk doğduğumuzdaki gibi..İlk tokatlarımızı yedik ya, aslında nefes almamızı sağlamaktır amacı..Bir uyanış gibi..Kendine gel der birileri her seferinde..Önümüzdedir hala aslında seçeneklerimiz..Size aittir her zaman..İyi veya kötü..Doğru veya yanlış..İçimizde olan..Sakladığımız bir yerlerde..

Cesaret...Küçükken anlamı daha saftı hepimiz için belki..Küçük bir erkek çocuğunun, merdivenin 4 basamağını birden atlayıp yüzüstü düştükten sonra yerden
gülen, gururlu ama biraz da acı içindeki bir surat ifadesiyle kalkıp, hiçbir şey olmadı der gibi o zaman hissettiği tertemiz sevgisini hoşlandığı kıza
göstermeye çalışmasıydı belki de biraz:)Büyüdükçe kelimeler ve kavramlar da büyüyor bizimle..Ağırlaşıyorlar..Keşke her şey o zaman ki kadar temiz kalsaydı
diyorsunuz içinizden..O çocuğun ağırlaşan kavramlar karşısında hiç cesareti kırılmıyor halbuki..İnatla denemeye devam ediyor her seferinde..
.
Merdivenden atlayıp dudağını patlatan erkek çocuğun karşısındaki küçük kız ise, güldüğü görülmesin diye annesinin eteğinin arkasına gizleniyor..:)
Aslında onun da hoşuna gidiyor bu güç gösterisi..Ne yapacağını şaşırmış vaziyette gizlenecek bir yerler arıyor gözleri..Ama yok..Sadece çimenler ve bir kır evi.
o kadar..
Yanakları kızarıyor..En sonunda bu durumdan kurtulabilmek için bir bahane bulup ağlamaya başlıyor ve annesinin kucağında alıyor soluğu..
Yüzünü de gizliyor..Hissettiği şey Utangaçlık...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder