Translate

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Ateş-Su..

İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir.Mevlana...

Nereden nasıl başlayacağımı gerçekten bilmiyorum ama başlarsam yazmaya bunu durduramayacağımı çok ama çok iyi biliyorum..
Ne kadar oldu sahi..Ya da neden vazgeçtim onu da bilmiyorum, bütün yeşiller soldu çünkü..Renkler öldü..
Sonra sadece geçti...Kendiliğinden...

İlk kez çok derine indim..Nefessiz kaldım biliyorum..Bu, öylece denize atlayıp bir daha yukarı çıkamamakla aynıydı..Ya da çıkmak istememekle..
Ölmekten korktum ama istedim de..Her şeyden nefret ettim..Baktığım gördüğüm her şeyden..İnsanlardan..Kötülüklerinden..Vicdansızlıklarından..
Yalanlarından..Kaçışlarından ve korkaklıklarından..Ben mi çok cesurdum?..Bilmiyorum onu da..Ama öyleymiş..Gördüm..
Herkesin kaçışa ihtiyacı varmış halbuki..Gerekliymiş..Kendisiyle hesaplaşması adına..Kendi hatalarını kendine itiraf edebiliyor olmalıymış kimse olmadığında etrafında..
Böyle böyle güven duyulurmuş..Diğer insanlara duyulan güven de önemsizmiş aslında..Bunu da sağlayan sizin kendinize duyduğunuz güvenmiş..

Eğer karanlıksa olduğunuz yer ışık istersiniz, üşümüş hissettiğinizde güneşe özlem duyarsınız..Kötülüğün iyilikten, aşkın da nefretten ayrı olamayacağı gibi..
Bunlardan her gün yeni bir sentez oluşur kalbinizde..Bazen bir uçurumun kenarında oturuyormuş gibi hissedersiniz ayaklarınızın boşluğundaki koskoca bir okyanustur..
Korkarsınız..Az sonra ise sesiniz rüzgarın getirdiği notalara karışıp kayboluverecekmiş gibi gelir..Yine korkarsınız..Hiç bir zaman konuşamayacak olmaktan..

Korkmak..Anlamını çözemedim ama yoğun hissettim hep..Şimdi bitiyor bende yavaş yavaş da olsa..
Dalgalarının boyu azaldı..Dibe vurmuyor..O dalgaları büyütmüyor artık..En azından içine düştüğümde o dalgaların artık nasıl baş edebileceğimi de biliyorum..
Sadece bırakmanız gerekiyor kendinizi akıntısına..Ne kadar boğuşursanız o kadar dibe batıyorsunuz çünkü..

Bilmeseniz de hissedebiliyor olmalısınız birçok şeyi..Ne kadar çok hissederseniz o kadar doğru yaşıyorsunuz her şeyi..
Ben hiç bir şey bilmiyorum artık..Sadece HİS..Ve hissetmeye başladığınızda her şey doğru olan karşılığını buluyor..Kendiliğinden..Hiç bir şey yapmaya gerek kalmadan....

1 yorum:

  1. Ne zaman kaçmak istesem bir sahil kenarında buluyorum kendimi.
    Dalgaları seyir halinde yosun kokusunu içime çekerken.
    Ne zaman kaçmak istesem bu şehirden, bu şehrin iki yüzlü insanlarından sahil kenarına atarım kendimi.
    O sonsuz mavinin derinliklerine daldırıp gözlerimi kulak kabartırım sessizliğe.
    Sonsuzluğa batırıp ellerimi hiç tatmadığım, hiç görmediğim, hiç bilmediğim mutluluğa dokunmaya çalışırım.
    Ne zaman kaçmak istesem bu şehrin kuru gürültüsünden o sahil kenarında bulurum kendimi.
    Dalgaların kıyıya dokunuşuna sanki ilk defa tanıklık ediyormuşum gibi büyütürüm gözlerimi.
    Önemli bir havadis alacakmışım gibi o sese kilitlerim kulaklarımı.
    İnsanoğlu deniz misali belki de.
    Ne zaman kaçmak istesem o sahil kenarına atarım kendimi.


    YanıtlaSil