Translate

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır...Mevlana..

Hiç kimseyi kırmak istemedim yaşadığım süre boyunca ve sanırım kırmadım da..Mutluyum bu yüzden..huzurlu..Her kırık işler çünkü bedenlere, kanınıza geçer, atamazsınız kolay kolay..İnsanların yüzlerine baktığımda çizgilerinin arkasında derin kırıklar sakladıklarını düşünüyorum bazen..Üzülüyorum..Gözleri her zaman buruk, gözyaşları da göz kapaklarında gizli..Akmaya hazır aslında o çizgilere dokunduğunuzda..Görmek istemedim o hali hiç..Dayanamazdım çünkü..Tam dokunacakken elimi geri çektim hep..Dokunsam kaybolacakmışım gibiydi..Sonrası hep kaçış..Göründükleri gibi değil aslında insanlar..Katılıkları hep duvarları aslında..Hepsi korkuyor kırıklardan, çizgilerden..Sadece gizleniyorlar..Küçükken yaptığımız gibi..Gizlenmekte de oldukça yetenekliler..Çünkü kırıkları kalplerinin en derinlerinde hep..Derinlerde gizli..Kendimizde en derinimizde gizliyiz..O yüzden hep ağlarken yüzleşiriz kendimizle..İçimizde saklı olanlar çıkar çünkü gözyaşlarımızla..

Hiç bir zaman insanların kötü olduklarına inanmadım, inanmayacağım da..Bedenlerimizle değil, ruhlarımızla yaşıyoruz çünkü hepimiz..Ruhlarımızla görüyoruz etrafımızdakileri..Bu yüzden hiç birimiz, birimizin gördüğü gibi görmeyiz hiç bir şeyi..Farklı görüp farklı değerlendiriyoruz her şeyi..Değerlidir..Hem de çok..Kırıldığımızda en fazla acıyı da o çeker..Geçmez..

Bu kırıklarla yaşamaya alışmalı mıyız?..Bilmiyorum..Hiç bir şey bilmiyorum ki...

1 yorum:

  1. https://www.youtube.com/watch?v=9Gj5Wiz0UMg

    YanıtlaSil