Translate

4 Kasım 2013 Pazartesi

Hayatın garantisi yoktur ama bizim sigortamız kalbimizdeki sonsuz “inanç”tır.

Gözyaşlarım aktıkça içim temizleniyor biliyorum, her şeyden her kötü duygudan arıtıyor beni..

Deli bir hızın içinde gözlerinizi kapatıp asılmak aracın pedalına..O an korkacak hiçbir şey yok..Geçmiş bir bilinmezlik, gelecek zaten bilinmez..En iyisi şu andaki hızın içinde eriyip gitmek değil mi..Yaşanan onca şey zaten bir süre sonra şiddeti ne olursa olsun, rüyaya dönüyor..Bir rüya gördüm diyorsunuz..Ama geçip geçmediğini bilmiyorsunuz..Rüya mıydı, gerçek miydi..Arkanızda uzarken gittiğiniz yol, zihninizde yarattığınız her şey birden bire çöküveriyor…Boşluk sonrası..O anda işte açık camınızdan içeri sızan taze hava dolduruyor bütün benliğinizi..Ayağınızın altındaki pedalı da bu sayede unutuveriyosunuz..Aracın içinde değilsiniz o dakikadan sonra..Bu kez, önünüzdeki yol uzayıveriyor, gidebildiğim yere kadar gitsem keşke diyorsunuz kendinize..Geçtiğiniz tüm yerlerde gördüklerinizi tek tek kazıyorsunuz aklınıza..Sağ ve solunuzda yol boyu uzanan en acısından en tatlısına kadar yeşilin her tonu..Hayat da böyle değil mi..Onlarca kırlangıç karşılıyor aracınızı yolda..Eşlik eder gibi..Bence hissediyorlar yüreklerinde iyilik taşıyan varlıkları onlar da..Kavuşur gibi görünen ama hiç kavuşamayan şeritlere takılıyor gözünüz..Hepsi kandırmaca değil mi..Aklımızın oyunları..Bulunduğunuz yerden baktığınızda az sonra bitişivereceklermiş gibi görünen o şeritleri, ilerledikçe hiç kavuşmuyor görüyorsunuz..Ve anlıyorsunuz geçen sadece zaman..Acıtıyor..Sonra tekrar gaza basmış olduğunuzu fark ediyorsunuz..Sanki daha hızlı gidince şeritlerin birleşeceğine inandırıyorsunuz kendinizi..Ama olmuyor işte..Sadece radyodaki kadına eşlik ederken buluyorsunuz kendinizi bu sefer, my love diye tekrarlıyor arka arkaya…Her yere akıyor işte içinizdeki bu duygu, ne kadar saklamaya çalışırsanız çalışın, üstünüzü başınızı, içinde bulunduğunuz aracı, gittiğiniz yolları her yeri alıyor kokusu..Kalıyor izi..Şimdi bana dikkatli olmamı söyleyen onca insan, bu güzel koku içinde bana zarar gelmiş, ne fark eder ki..İçinde kayboluyorum sanki bunu yaptığım her seferde o hızın içinde..Sıyırıp geçtiğim her aracı arkamda bırakıp kaybolmak istercesine kaçıyorum, kaçtıkça da hızlanıyorum..Hızlandıkça arkama atıyorum her şeyi..Yetişmeye çalıştığım yer neresi bilmiyorum..Nereye gittiğimi bilmiyorum..Ama korkmuyorum, huzursuz değilim, mutluyum..Ne gaza basmaktan ne hız yapmaktan, ne bana bişey olmasından..Sevgimin içinde kaybolmaktan korkmamışım ben.. Kalbim veya bedenim… Acıması umurumda değil artık..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder